Güncel Yargı Haberleri: Sayfa 7

.

Evlilikte 40 Yıl Kriteri: Yargıtay'dan Yeni Bir Karar

Yargıtay, 40 yıl süren bir evliliğe ilişkin boşanma davasında verdiği kararla dikkat çekti. Davada, eşlerden biri, uzun yıllar boyunca yaşadığı sorunların evlilik birliğini temelinden sarstığını öne sürerek boşanma talebinde bulundu. Ancak yerel mahkeme, tarafların 40 yıl boyunca evliliklerini sürdürdüklerini ve bu sürede ortak bir yaşam düzeni oluşturduklarını belirterek boşanma talebini reddetti. Dosya, temyiz üzerine Yargıtay'a taşındı.

Yargıtay, kararında uzun süreli evliliklerin özel bir değerlendirmeye tabi tutulması gerektiğini ifade etti. Mahkeme, evlilik süresinin uzunluğunun taraflara belirli bir "katlanma yükümlülüğü" getirdiğini, ancak bunun boşanma taleplerini tamamen engelleyen bir durum oluşturmadığını belirtti. Yine de somut olayda, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığına dair yeterli ve inandırıcı kanıtlar sunulmadığı gerekçesiyle yerel mahkemenin kararını onadı.

Karara göre, eşlerin 40 yıl boyunca bir arada yaşamayı başarmış olmaları, bu sürede kurdukları ortak yaşam düzeni ve bağlar, boşanma kararının verilmemesinde etkili oldu. Yargıtay, böyle durumlarda evliliğin sona erdirilmesinin taraflar üzerinde yaratabileceği etkilerin de dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Bu karar, uzun süreli evliliklerde boşanma davalarının nasıl değerlendirileceğine dair önemli bir içtihat oluşturdu. Özellikle, boşanma talebinde bulunan tarafların, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını somut ve güçlü delillerle ispat etmesi gerektiği bir kez daha hatırlatıldı. Bunun yanı sıra, uzun yıllar süren evliliklerin oluşturduğu düzen ve bağların korunması gerektiği fikri de ön plana çıktı. 



Kadına Yönelik Asılsız Suçlama Onur Kırıcı Davranış Sayıldı

 

Yargıtay'a taşınan bir boşanma davası, eşler arasındaki çarpıcı iddialarla dikkat çekti. Davacı kadın, eşinin cinsel içerikli videolar izledikten sonra kendisini videodaki kadın olmakla suçladığını öne sürdü. Mahkeme, bu suçlamaları kadının kişilik haklarını ihlal eden, onur kırıcı ve evlilik birliğini temelinden sarsan bir davranış olarak değerlendirdi. Ayrıca, erkeğin aşırı alkol kullanımı ve sık sık hakaret etmesi gibi başka olumsuz davranışları da dikkate alınarak tam kusurlu olduğuna hükmedildi. (Y.2.HD. 2023/1546 K)

 

Yerel mahkemenin kararını inceleyen Yargıtay, erkeğin bu asılsız suçlamalarının eşler arasındaki güveni tamamen yok ettiğini belirterek, kararı onadı. Uzmanlar, bu kararın emsal teşkil ederek, benzer durumlar yaşayan kişilere yol gösterebileceğini ifade ediyor.

Bu dava, evlilik birliğinde saygının ve güvenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyarken, kamuoyunda geniş bir tartışma yaratmaya aday görünüyor.

 

Özellikle aile hukuku kapsamında, bir eşin diğerine yönelttiği bu tür asılsız suçlamalar, evlilik birliğinin temelini sarsan ağır bir kusur olarak kabul edilmiştir. Kararın bu yönü, "evlilikte güven ilişkisi" ve "kişilik haklarına saygı “kavramlarının ne kadar önemli olduğunu vurguluyor.




Tedbir Nafakasında Çocuklar İçin Haklılık Şartı Aranmaz

Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası sırasında taraflardan birinin maddi olarak zor durumda kalmasını önlemek amacıyla mahkeme tarafından geçici olarak hükmedilen bir nafaka türüdür. Türk Medeni Kanunu’na göre tedbir nafakası, boşanma davası sırasında talep edilebileceği gibi, bağımsız bir dava olarak da açılabilir. Hatta boşanma davası açılmadan önce bile tedbir nafakası talep edilebilmesi mümkündür; ancak bu durum belirli şartların sağlanmasına bağlıdır. Bu şartlarla ilgili detaylı bilgilere yazımızın sonunda yer alan bağlantıdan ulaşabilirsiniz. Ankara 28. Bölge Adliye Mahkemesi, vermiş olduğu bir kararla bu şartlardan birine özel bir vurgu yapmıştır.


İstinaf mahkemesinin emsal niteliğindeki kararı, nafaka davalarına yeni bir perspektif getirdi. Karara göre, müşterek çocuklara yönelik tedbir nafakası taleplerinde, ebeveynin ayrı yaşamaktaki haklılığına bakılmaksızın, çocuğun hangi ebeveynin yanında kaldığı ve ihtiyaçlarının kim tarafından karşılandığı esas alınarak çocuk için uygun bir nafakaya hükmedilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Mahkeme, çocuğa fiilen bakan tarafın, diğer ebeveynden nafaka talep etme hakkının, ayrı yaşamakta haklı olup olmamasından bağımsız olarak değerlendirileceğine dikkat çekmiştir. Kararda, "Çocuğun üstün yararı her zaman önceliklidir" ilkesi hatırlatılmıştır.

Bu karar, çocuk haklarının korunması ve nafaka davalarında adil bir denge sağlanması açısından önemli bir örnek teşkil ediyor.( Karar Numarası: 2020/276)



Boşanma Davası Açılmadan Nafaka Davası Nasıl Açılır?




Eşit Kusura Tazminat Yok

 

Yargıtay, karşılıklı şiddet, tehdit ve hakaret iddialarının yer aldığı boşanma davasında eşlerin “eşit kusurlu” sayılmasına rağmen kadına hükmedilen maddi ve manevi tazminat kararını bozdu. Bu çarpıcı karar, benzer davalara emsal teşkil edebilir.

 

Dosyaya göre, kadın, erkeğin "hayata kast" niteliğinde tehditler savurduğunu, fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığını öne sürerken; erkek ise kadının hakaret ederek ilişkilerine zarar verdiğini ve sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini iddia etti. İlk Derece Mahkemesi, her iki tarafı da “eşit kusurlu” sayarak boşanmalarına karar verdi. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi, kadının daha az kusurlu olduğu gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat talebini kabul etti.

 

Yargıtay Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararını bozdu, mahkeme, her iki tarafın da boşanma sürecinde evlilik birliğini temelinden sarsacak düzeyde olumsuz davranışlar sergilediğini belirterek tarafları eşit kusurlu kabul etmiştir. Eşlerin “eşit kusurlu” olduğu durumlarda tazminat hakkı doğmayacağına dikkat çekerek Bölge Adliye Mahkemesi'nin tazminat kararı da bozuldu Y2.HD.2024/6591





Yargıtay’dan Emsal Karar: Temizlik Takıntısı Boşanma Sebebi Sayıldı


Yargıtay, temizlik takıntısının evlilik birliğini sarsan bir sebep olarak değerlendirilmesine hükmederek boşanma davalarında emsal teşkil edebilecek bir karara imza attı. 

 

Davacı koca, eşinin hastalık derecesinde temizlik yapması nedeniyle misafir kabul etmediğini, kendisini ve çocuklarını zaman zaman eve almadığını belirtti. İddialara göre, kadının aşırı titizliği aile üyeleri arasında ciddi gerilimlere yol açtı ve ortak yaşamı sürdürülemez hale getirdi. Mahkeme, bu davranışın evlilik birliğinin temelden sarsılmasına sebep olduğuna kanaat getirerek boşanmaya ve kadının haklılık nedenlerinin fazla olması nedeniyle kadın lehine tazminata hükmetti. 


Yargıtay, bir eşin diğer eş üzerinde aşırı temizlik takıntısı nedeniyle psikolojik baskı oluşturmasını boşanma sebebi olarak kabul etmiştir. Mahkeme, temizlik takıntısının evlilik birliği üzerinde yıpratıcı etkiler yarattığına ve eşler arasında huzursuzluk yaratarak evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açabileceğine hükmetmiştir. (2.HD.2024/6585K)




Mirasçıların Kusur İddiasına Yargıtay'dan Ret


Boşanma davasında suç işleme gerekçesiyle dava açan kadın, dava sürecinde kocasının ölümüyle beklenmedik bir durumla karşı karşıya kaldı. Davalı erkeğin mirasçıları, sağ kalan kadının kusurlu olduğunu kanıtlayarak onu mirastan mahrum etmek için mahkemeye başvurdu. Ancak Yargıtay, “şahsa sıkı sıkıya bağlı haklar” kapsamında değerlendirilen suç işleme gerekçesiyle açılmış bu davada mirasçıların talebini reddetti.


Yargıtay, “Suç işleme gibi özel boşanma sebeplerine dayalı davalarda, davacının kusuru araştırılamaz ve mirasçılar sağ kalan eşin kusurunu kanıtlayamaz” diyerek, davalı eşin ölümünden sonra boşanma davasının konusuz kaldığını ve davanın mirasçılar tarafından sürdürülemeyeceğini vurguladı. Bu karar, boşanma ve miras hukukunda şahsa bağlı hakların sınırlarını yeniden gündeme taşıdı.

Bu karar, yalnızca boşanma ve miras hukukunun kesişimindeki sıra dışı bir örnek olarak dikkat çekmekle kalmıyor, aynı zamanda suç işleme gibi özel boşanma nedenleri söz konusu olduğunda, sağ kalan eşin kusur araştırmasının yapılamayacağına dair bir emsal teşkil ediyor. Yargıtay’ın bu kararı, benzer boşanma davalarında yaşanabilecek miras tartışmalarını da göz önüne alınacaktır. Y2. HD. 2023/4942K.




Devam Haberler İçin Tılayın>>>>



Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yazın.

Yorum Yaz