Boşanma davalarında nafaka, ekonomik açıdan zorluk çeken tarafın mağduriyetini gidermek amacıyla mahkeme kararıyla hükmedilen bir ödemedir. Türk hukukunda nafaka, tedbir nafakası, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası ve yardım nafakası olmak üzere dört farklı türde değerlendirilmektedir.
Boşanma davalarında yoksulluk nafakası, ekonomik ve sosyal etkileri nedeniyle en çok tartışılan konular arasında yer almaktadır. Özellikle nafakanın süresiz olup olmaması, tarafların kusur durumu, evliliğin süresi ve ödeme şekli gibi hususlar hukuki ve toplumsal açıdan geniş yankı uyandırmaktadır. Yoksulluk nafakası, boşanma davasının kesinleşmesiyle birlikte ekonomik olarak zor duruma düşen eşe bağlanan bir destek niteliği taşımakta olup, bu nafakanın toptan mı yoksa irat (aylık) biçiminde mi ödeneceği tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur oranları ve evliliğin süresi gibi faktörlere göre belirlenmektedir. Bu konuda yargı kararları önemli bir rehber niteliğinde olup, Yargıtay da bu hususta çeşitli içtihatlar geliştirmektedir. Nitekim Yargıtay, 23.01.2025 tarihli ve 2024/3543 E., 2025/701 K. sayılı kararında, Çorum 3. Aile Mahkemesi’nin yoksulluk nafakasına ilişkin kararını değerlendirerek, nafakanın belirlenme esaslarına dair önemli bir içtihat oluşturmuştur. Özellikle toplumda uzun süre gündemde kalan "nafakanın süresiz olup olmayacağı" tartışmaları, ekonomik denge ve adalet ilkeleri çerçevesinde mahkemelerin kararlarına da yansımakta olup, bu tür davalarda verilen kararlar geniş kesimler tarafından yakından takip edilmektedir.
Toplu Yoksulluk Nafakası: Neden Verilir, Nasıl Belirlenir?
Toplu yoksulluk nafakası, nafakanın irat (aylık) şeklinde değil, tek seferde toptan ödenmesi anlamına gelmekte olup, bu uygulama boşanma davalarında tarafların ekonomik ve sosyal koşulları göz önünde bulundurularak mahkemeler tarafından değerlendirilmektedir. Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesi uyarınca, mahkemeler nafakanın toptan mı yoksa aylık mı ödeneceğine karar verme yetkisine sahip olup, bu süreçte evliliğin süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur oranları ve ödeme kolaylığı gibi çeşitli kriterler dikkate alınmaktadır. Özellikle kısa süreli evliliklerde nafakanın toplu ödenmesi daha yaygın bir uygulama olarak öne çıkarken, nafaka yükümlüsünün mali gücünün yeterli olması durumunda mahkemeler toplu ödeme yönünde karar verebilmektedir. Bunun yanı sıra, kusur durumu da nafakanın belirlenmesinde etkili bir unsur olup, daha az kusurlu veya kusursuz eşin lehine yoksulluk nafakasına hükmedilirken, ödeme şekli de bu kusur oranına bağlı olarak değişebilmektedir. Ayrıca, nafaka yükümlüsünün ilerleyen yıllarda ekonomik dalgalanmalardan etkilenmemesi ve ödeme güçlüğü yaşamaması açısından da toplu ödeme uygun bir seçenek olarak değerlendirilebilmekte, böylece gelecekte yaşanabilecek ekonomik belirsizliklerin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. Özetle;
Toplu nafakanın avantajları şunlardır:
Ancak bazı durumlarda toplu nafaka dezavantajlı olabilir:
Bu nedenle mahkemeler, her davayı tarafların bireysel koşullarını dikkate alarak değerlendirip, nafakanın toptan mı yoksa irat (aylık) biçiminde mi ödenmesi gerektiğine karar vermekte olup, bu süreçte evliliğin süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur oranları ve ilerleyen yıllardaki olası mali değişkenlikler gibi pek çok faktör göz önünde bulundurulmaktadır. Özellikle nafaka yükümlüsünün ödeme gücü, nafaka alacaklısının gelecekteki mali durumu ve ödeme biçiminin adil olup olmayacağı gibi hususlar mahkemelerin kararlarını şekillendirirken, her boşanma davası kendi dinamikleri çerçevesinde ele alınmakta ve en uygun nafaka ödeme yöntemi belirlenmektedir.
Yargıtay Ne Diyor?
Yargıtay’ın 2025 yılı Ocak ayında verdiği son kararıyla toplu yoksulluk nafakasını inceleyecek olursak,
Çorum 3. Aile Mahkemesi tarafından görülen boşanma davasında mahkeme, davacı kadın lehine yoksulluk nafakası ödenmesine karar vermiş olup, davalı erkek bu karara kusur belirlemesi, tazminat ve nafaka miktarı yönünden itiraz ederek Bölge Adliye Mahkemesi’ne başvurmuştur. Ancak, istinaf talebinin reddedilmesi üzerine davalı, Yargıtay’a temyiz başvurusunda bulunmuş ve dosya Yargıtay tarafından incelenmiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda, Yargıtay davalı erkeğin temyiz itirazlarını büyük ölçüde yerinde görmemekle birlikte, nafakanın irat (aylık) biçiminde mi yoksa toplu olarak mı ödenmesi gerektiği konusunda kararın yeniden ele alınması gerektiğine hükmederek, bu hususta mahkemenin daha ayrıntılı bir değerlendirme yapması gerektiğini belirtmiştir.
Yargıtay’ın Kararının Sonucu
Yargıtay, toplu yoksulluk nafakasının oluşması için bazı şartların yerine getirilmesi gerektiğini belirtmektedir. Bu şartlar arasında;
Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararını kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası yönünden ortadan kaldırmış ve İlk Derece Mahkemesi kararının bu konuda yeniden değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiştir. .
Bu Kararın Boşanma Davalarına Etkisi
Bu karar, yoksulluk nafakasının yalnızca aylık ödeme şeklinde değil, toptan ödenmesi ihtimalinin de dikkate alınması gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Mahkemeler, tarafların ekonomik koşullarını değerlendirirken kusur durumu, evliliğin süresi ve ödeme gücünü ayrıntılı bir şekilde incelemelidir.
Özellikle kısa süren evliliklerde ve ekonomik koşulları uygun olan nafaka yükümlülerinde, toptan nafaka ödenmesi kararı verilebilir. Bu sayede nafaka alacaklısı olan eş, uzun yıllar boyunca nafaka için mahkemeye başvurmak zorunda kalmazken, nafaka borçlusu olan eş de sürekli bir yükümlülük altında kalmamış olur.
Sonuç ve Değerlendirme
Yargıtay, bu kararıyla nafaka ödeme biçiminin her dava özelinde esnek bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymuş olup, tarafların ekonomik durumları ve evliliğin süresi gibi unsurlar göz önünde bulundurularak mahkemelerin nafakanın toptan mı yoksa irat (aylık) biçiminde mi ödeneceğine karar vermesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu bağlamda, boşanma süreçlerinde yoksulluk nafakasının adil ve hakkaniyete uygun şekilde belirlenmesi büyük önem taşımakta olup, tarafların mağduriyet yaşamaması adına hukuki destek almaları kritik bir gereklilik olarak öne çıkmaktadır. Özellikle nafaka miktarları, ödeme yöntemleri ve itiraz süreçleri gibi teknik hususlarda uzman bir boşanma hukuku üzerine çalışan avukata danışmak, tarafların hak kaybına uğramasını önleyerek sürecin daha sağlıklı bir şekilde ilerlemesine katkı sağlayacaktır.
Otomatik Nafaka Hesaplama Aracı
Yorum Yaz